İNGİLTERE BREXIT’İ NEDEN İSTER?

01.06.2016

İNGİLTERE BREXIT’İ NEDEN İSTER?

Bir Brexit lafı almış gidiyor. İyi de dünyayı bu konu ile meşgul eden ülkeyi ne kadar tanıyoruz? Çoğumuz o ülkeye İngiltere diyoruz. Kendileri ise Birleşik Krallık ya da Büyük Britanya adını veriyor. Orada yaşayanlara bizler İngiliz deyip geçiyoruz. Ancak onlar kendiilerine Britanyalı üst tanımı altında; Galli, İrlandalı, İskoç da diyor. Aslında biliyor musunuz?: Britanya 4 devletten oluşan bir birleşik krallıktır ve bu ülkeler Galler, İskoçya, İrlanda ve İngiltere’dir. Ancak en büyük nüfus İngilizlerden oluşsa da İngilizler diğer devletler gibi belirli bir sınır içinde yaşamazlar.

Karışık mı geldi? O zaman biraz daha kafa karıştıralım:

M.Ö. 55 ile MS 410 yılları arasında Roma İmparatorluğuna bağlı bir ada olan Britanya’ya ismini Romalılar, “Britannia Eyaleti” diyerek vermişler. 5. yy’da Roma İmparatorluğunun Germen ve Hun akınlarıyla sarsılması ve Hristiyanlığın etkisine girmesiyle Germen kavimleri olan Anglo  ve Sakson kavimleri adayı istila etmiştir. Daha sonra da bu istilaya Frank ve İskandinav karışımı kavim olan Normanlar da katılmışlardır. Onlar istila edene kadar adanın genelinde Keltler vardı. Bu istila ile Keltler ülkenin Kuzeyine ve Batısına kaçtılar. Adanın ortasında Anglolar ve Saksonlar, güneyinde ise Normanlar yerleşti.

Tarih dersi gibi oldu değil mi? Sıkıcı ve tatsız. O zaman son paragrafa şu katkıyı ekleyelim: Germenler denilen kavim bugünkü Alman halkının çekirdeğini oluşturan kavimdir. Şu anki Rusya’nın hüküm sürdüğü topraklardan göçüp Avrupaya gelmişlerdir. Anglolar bugünkü Danimarka’nın hemen altında yer alan Alman bölgesindeki kavimler iken Saksonlar da onların biraz daha güneyinde yaşayan Almanya’nın bugünkü adı da Saksonya olan bölgesinde yaşıyorlardı. Normanlar ise Fransız ve İskandinav karışımı bir kavimdir.

Hala olmadı mı? Tamam daha temiz hale getirelim: İngilizler aslında Rus kökenli olan Almanlar ile azıcık Fransız ve İskandinav karışımı bir soy yapısından gelmektedirler. Bugünkü Galliler, İrlandalılar ve İskoçlar ise gerçek adalı olan Keltlerin soyundandırlar. Adaya hakim olan İngilizler aslında istilacılar olarak adanın gerçek yerli halkı değillerdir. İlgiltere kelimesinin kökeni de Anglo –terre (Angloların yaşadığı yer) oluşumundan gelerek adaya damgasını vurmuştur.

Görüldüğü gibi adayı yöneten hakim halk öz be öz Avrupalı. “Avrupa Birliği’nden çıkalım” demesinin ardında demek ki soy ile ilgili bir durum yok. Aslında bu durum neredeyse Avrupa’nın tamamında yok. Çünkü büyük kavimler göçü ile yıkılan Roma İmparatorluğu alt yapısı zaten tüm Avrupayı akraba yapmıştı. Din zaten Roma İmparatorluğunda hristiyanlığın hakimiyeti ile aynı iken, mezhep ayrılıkları zaman zaman sorunlar çıkarmış olsa da ailenin tamamen ayrışmasına engel teşkil etmemiştir.

Modern İngiltere’nin Temelleri:

1215 yılında İngiliz Kralı dünyanın bilinen ilk anayasası ile halka hak ve özgürlükleri vermiş, 1644-1651 yıllarındaki iç savaş sonrası da halk Cumhuriyeti Krallıktan almayı başarmıştır. Dünyanın ilk özgür ülkelerinden olan bu ülkenin insanları 19.yy ortasından itibaren sanayi devriminden en büyük faydayı sağlamışlardır. Yüksek kömür ve demir rezervleri İngilizleri deniz yollarında bir dev olarak küresel bir güç haline getirmiştir. Dünyanın en uzak yerlerinde bile dominyonlar (sömürgeler) kurmuştur. Üzerinde güneş batmayan İmparatorluk sözü bu dönemi anlatmaktadır. Zira doğudaki topraklarında güneş batsa da Batı’daki topraklarında güneş tepede idi. Toprakları tüm küreye yayılmıştı. Aslında fiilen hala öyle...

1926 yılına gelindiğinde düzenlenen İmparatorluk Konferansında (Balfour Deklarasyonu) İngiliz İmparatorluğu 53 dominyonunu (commonwealth ülkeler) kattığı bir yapısal değişikliğe giderek adını İngiliz Milletler Topluluğu olarak değiştirmiştir.

AB ile İlişkiler:

AB ilk kurulurken sominyon (commonwealth) ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmek ve kurulacak birliğe ihtiyacı olmayacağı düşüncesiyle görüşmelere katılmamıştır. Aslında bu işin bahanesi idi. Zira İngiletere siyasi birlikten çok serbest ticari işbirliği istiyordu. 1957 Roma Anlaşması ile AB’nin serbest ticari bölge yaratmayı önermesi İngiltere’nin Birliğe ilgisini artırdı. Sadece bu durum bile İngiltere’nin AB’ye dair görüşünün temelini oluşturmada bizlere yardımcı olacaktır.

İngitere AB’ye ilk üyelik başvurusunu 1961 yılında yaptı ve reddedildi. Sebep neydi biliyor musunuz? “ABD’ye olan bağımlılığı”.

1967 yılında ikinci başvurularında yine aynı gerekçelerle reddedilediler. Şaka gibi değil mi? Koca Britanya İmparatorluğu AB’den iki kez reddedilmiş. Hem de “ABD’nin adamısın bize bulaşma” denerek. İşin daha da ilginç yanı iki başvurusunu da reddeden Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Deulle liderliğindeki yapı olmuş. Ne zaman ki Fransa’da Cumhurbaşkanı değişmiş 1973 yılında İngiltere AB’ne üye olabilmiş.

İlginçlikler bitmedi. 1 ocak 1973 yılında AB’ne tam üye olan İngiletere’de 1 yıl sonra AB üyeliği sorgulanmaya başlanmış. Çünkü İngiltere’nin dominyonları (comonwealth ükleleri) ile olan ticari ilişkisi AB standartları yüzünden zedelenmeye başlamış. “Yahu biz İmparatorluktuk. Ne demeye küçük develetler ile birliğe girdik ki?” serzenişleri yükselmeye başlamış. Çünkü ticaret ilişkisi olan dominyonların ticari derinliği AB’ne göre daha yüksek de onadan. 2011 yılı rakamları ile İngiliz Milletler Topluluğu olarak adlandırılan dominyonların bütünü nüfus olarak 2,2 milyar iken AB nüfusu 500 milyon. Her ne kadar AB GSYİH büyüklüğü 15 milyar dolar ile Dominyonlar topluluğunun iki katı olsa da orada tek patron İngiltere iken AB içinde Almanya ve Fransa’nın patronlukları İngiltere’nin pek de arzu etmediği bir durum.

Tabii konuya bir de AB’nin parasal birlik yapılanması ile siyasi birliğe gitme isteklerini de eklerseniz İngiltere’nin elindeki ekonomik imkanları ne ölçüde kaybetme paniğine kapıldığını göreceksiniz.

Bu kısa yazıda İngiltere’yi anlamanıza yardımcı olmaya gayret ettim. Zira AB’ne girmeye çalışan ve dikkate alınmayan bir ülkenin vatandaşı olarak “İngiltere neden bu yolu seçiyor?” sorusunun cevabını vermeyi amaçladım.

Sürç-i lisan ettiysem affola...

 

Dr. Nuri  SEVGEN / Yatırım Danışmanlığı Müdürü
Yukarı