Makroekonomik Gelişmeler

23.01.2013

2013 yılının ilk toplantısını bugün gerçekleştiren Para Politikası Kurulu (PPK) politika koridorunun alt ve üst sınırlarında 25 baz puanlık indirimlere giderken, zorunlu karşılık (ZK) oranlarını TL ve döviz cinsi mevduatlar için kısa vadelerde yükseltti. Piyasa katılımcılarının önemli bir kısmınca beklenmeyen ölçülü indirimler sonucunda koridorun genişliği 400 baz puan olarak kalırken, Merkez Bankası'nın (MB) gecelik borç verme ve alma oranları sırası ile %8,75 ve %4,75 oranlarına düşmüş oldu. Geçen ay 25 baz puanlık indirime gidilen politika faizi ise beklentiler paralelinde %5,5 olarak sabit bırakıldı. Esas şaşırtıcı olan gelişme ise 1 yıldan kısa vadeli TL mevduatlar için ZK oranlarının 25 baz puan yükseltilerek ağırlıklı ortalama oranın %10,6'dan %10,8'e artırılması oldu. Aralık ayı toplantısında 50 baz puan artırılmış olan 1 yıldan kısa vadeli döviz cinsi mevduat için de bir kez daha aynı büyüklükte artışa gidilirken ağırlıklı ortalama oran %11'e yükseldi. MB hesaplamalarına göre bu hamleler rezerv opsiyon mekanizmasının mevcut oranlarda kullanılmaya devam edileceği varsayımı ile 1,7 milyar dolar ve 0,3 milyar TL'lik likidite azalışına yol açacak.
Öte yandan bugün atılan adımların büyüklüğünü ele aldığımızda ise ne kredi büyümesi ne de sermaye akımları üzerinde şu aşamada kayda değer bir etki görülemeyeceğini düşünüyoruz. İkinci bir kredi notu artışı ihtimali ile ilgili oluşan beklenti şu aşamada giderek daha da bollaşan küresel likidite için 25 baz puanlık indirimlerle baş edilmesi oldukça güç olan bir çekim faktörü yaratıyor. Diğer cephede ise rezerv opsiyonlarının hiç kullanılmaması durumunda bile ancak 1,4 milyar TL'lik likidite azalışına yol açacak olan ZK artışları ile giderek hızlanan kredi büyümesinin dizginlenmesi zor. Yine de en erken 2Ç13'de devreye gireceğini düşündüğümüz TL cinsi ZK artışlarının yılın hemen başında gelmesini MB'nın yeniden dengelenme sürecini muhafaza etme yönündeki kararlılığı için bir sinyal verme çabası olarak görüyoruz. Ancak kredi büyümesini yavaşlatmanın daha yüksek ZK artışları gerektirebileceğini ve kısa vadeli faizlerdeki indirimlerin bu amaçla çelişebileceğini düşünüyoruz.

Yukarı